Peer-reviewed article
The Assessment of Nursing and Child Development Department Students' Sensitivity to Violence Against Children
İlknur Yıldız, Funda Evcılı ·
Summary
Written by AI, not yet AICS's view · claude-haiku-4-5-20251001This study assessed the sensitivity of nursing and child development students in Turkey toward violence against children. The researchers surveyed 814 students using a sensitivity scale and found that students had relatively high sensitivity levels overall. However, students with certain characteristics—including those from larger families, those whose mothers had lower education, and those who had experienced parental violence themselves—showed lower sensitivity to child violence. The study recommends that professional curricula be structured to equip future professionals with both theoretical and behavioral competence in addressing violence.
Key points
- 41.9% of students had witnessed violence against children, and 19.7% had experienced violence from parents
- Only 29.2% of students received education on child violence during their professional training, though 84.5% believed such training was necessary
- Overall mean sensitivity score was 50.4±4.4 on the scale (range 19-57), indicating relatively high sensitivity
- Male students from larger families, those with mothers having lower education levels, and those who experienced parental violence showed significantly lower sensitivity to child violence
- Students strongly support the inclusion of child violence awareness and competence in professional curricula
Limitations
The study is descriptive and cross-sectional, assessing only self-reported sensitivity rather than actual professional behavior or intervention capacity. It cannot determine causality or whether sensitivity translates into effective action against violence in professional practice.
Abstract
Amaç: Toplumsal bir sorun olan şiddetin önlemesinde, çocuklar ile yakın etkileşimde olan meslek gruplarının önemli rol ve sorumlulukları bulunmaktadır. Mesleki eğitim sırasında, şiddete ilişkin farkındalığın belirlenmesi ve kazandırılması önem taşımaktadır. Bu araştırma, hemşirelik ve çocuk gelişimi bölümünde okuyan öğrencilerin, çocuğa yönelik şiddete karşı duyarlılık düzeylerini belirlemek amacıyla yapılmıştır. Gereç ve Yöntemler: Araştırma, tanımlayıcı araştırma türündedir. Örneklemi, hemşirelik ve çocuk gelişimi bölümlerinde okuyan, araştırmaya katılmayı kabul eden, veri toplama araçlarını eksiksiz dolduran 814 öğrenci oluşturmuştur. Veriler, tanıtıcı bilgi formu ve çocuğa yönelik şiddete duyarlılık ölçeği kullanılarak toplanmıştır. Verilerin analizinde, tanımlayıcı istatistiksel analizler, independent t-test ve Pearson korelasyon katsayısı kullanılmıştır. Bulgular: Öğrencilerin yaş ortalaması 19,9±1,3 olup; %41,9'u çocuğa yönelik şiddete tanıklık etmiş, %19,7'si ise ebeveynlerinden şiddet görmüştür. Öğrencilerin %29,2'si mesleki eğitimi sırasında çocuğa yönelik şiddete ilişkin eğitim almış, %84,5'i eğitim almanın gerekli olduğunu düşünmektedir. Öğrencilerin ölçek toplam puanı ortalaması 50,4±4,4 (min:19, maks:57)'dür. Geniş bir aileye sahip, anne eğitim düzeyi ortaokul ve altında olan, ebeveynlerinden şiddet gördüğünü ifade eden erkek öğrencilerin çocuğa yönelik şiddet duyarlılığı düşük bulunmuştur. Sonuç: Öğrencilerin, çocuğa yönelik şiddete duyarlılık düzeylerinin yüksek olması sevindirici bir bulgudur. Mesleki eğitim müfredatlarının, geleceğin profesyonellerine, şiddetle mücadele konusunda hem teorik hem de davranışsal yeterlilik kazandıracak şekilde yapılandırılması önerilmektedir.